Evet… temsil ettiğin şirketin ürünleri de, kazanç planı da muhtemelen gerçekten çok güçlü.
Ortada, insanlara güvenle sunabileceğin; hem kazanç potansiyeli olan hem de kişisel gelişimi destekleyen ciddi bir iş modeli var.
Sen de buna yürekten inanıyorsun.
Bu yüzden heyecanla anlatıyorsun.
İnsanların da senin gördüğün fırsatı görmesini istiyorsun.
Sektörün büyüklüğünden, vizyonundan
ve imkanlarından söz ediyorsun!
Ve içinden şunu umuyorsun:
Hemen kimliklerini çıkartsınlar ve o işte anda, “Tamam, nereden başlıyoruz?” diyerek sana ve tecrübelerine güvensinler istiyorsun...
Çünkü farkındasın:
Bu iş, doğru yapıldığında insanların hayatında hem maddi, hem de manevi olarak gerçek bir değişim yaratabilir.
Ama yine de olmuyor.
Yine de HAYIR diyorlar.
Neden?
Çünkü sen onlara işi anlatmak için izin istedin.
Onlardan sana zaman ayırmalarını istedin.
Ama kimse senden bunu anlatmanı talep etmedi.
Ve sen yine de anlatmaya başladığında, çoğu kişi kendini geri çekti…
Seni kırmamak için belki bir bahane buldu ve;
“Sen yap, görelim.” ya da “ Ben bir eşime sorayım.” gibi şeyler söylediler.
Ama sana bir sır vereyim...
sorunun ürün ya da fırsatın iyi/kötü olmasında değil.
Sorun: SENİN HEDEF KİTLEN